Adaptasyon (uyum)
(Adaptation)
Bir canlının belirli biyotik ve abiyotik koşullara sahip bir ortamda yaşayabilmesini sağlayan yetenek ve özelliklerin tümü.
Agro-ekoloji (tarım ekolojisi)
(Agro-ecology)
Agroekoloji, doğanın direncini artırmayı amaçlayan ekoloji ilkelerinin tarımsal sistemler ve pratiklere uygulanmasıyla ilgilenen bilim dalıdır. Tarım ekosistemlerini işleten insanlar da dahil olmak üzere bütün canlılarla, ekosistemdeki doğal ve doğala yakın abiyotik faktörler arasında madde ve enerji konularındaki karşılıklı etkileşimleri bir arada inceler.
Akaçlama- drenaj
(Drainage)
- Doğal veya yapay tesisler aracılığıyla ihtiyaç fazlası yüzey veya toprak içi suyunun boşaltılmasına hizmet eden su taşıma tesisleri sistemi. 2) Herhangi bir arazide yerüstü ve yeraltı suyunun fazlasının boşaltılması.
Alkali toprak
(Alkali soil)
pH’ı 8,5 veya daha fazla olan, yüksek düzeyde alkalilik veya %15’den yüksek değişebilir sodyum doygunluğu veya her ikisini birlikte gösteren toprak.
Alternatif enerji kaynakları
(Alternative energy sources)
Fosil yakıtlar ve nükleer enerji dışında, su, güneş rüzgâr, dalga, jeotermal ve biyolojik kaynaklardan enerji üretimi.
Anız
(Stubble)
Ekinleri biçtikten sonra tarlada kalan sap kısımları ve bunların bulunduğu tarla. Anız, yağışın özellikle eğimli arazilerde toprağa doğrudan doğruya düşmesini önlemekte, yağmur şiddetinin düşmesine neden olarak yüzey akışı hızını düşürmekte, yağmur suyunun toprağa sızmasını artırmakta ve erozyonun şiddetini azaltmaktadır.
Anız yakma
(Stubble burning)
Üreticilerin hasat sonrası tarlada kalan anız artıklarından kurtulmak için bunları yakması.
Arazi Bozulumu
(Land degradation)
Doğal olaylar ve/veya insan faaliyetleri nedeniyle, tarım alanlarının yanı sıra, bozkır, mera, maki/fundalık, ağaçlık ya da ormanlık alanlarda toprağın su ve rüzgâr erozyonuyla kaybedilmesi başta gelmek üzere, toprağın fiziksel, kimyasal ve biyolojik özelliklerinin bozulması, bitki örtüsünün uzun süreli kaybı ve bunların sonucunda arazinin ekolojik ve ekonomik verimliliğinin azalması veya kaybıdır. “Çölleşme”, arazi bozulması sürecinin ulaştığı son aşamadır.
Arazi örtüsü
(Land cover)
Genellikle bitki örtüsü veya onun yoksunluğu cinsinden ifade edilen fiziki arazi örtüsü. Arazi kullanımı ile ilişkili olmakla beraber eş anlamlı değildir.
Asit yağmuru
(Acid rain)
Yağışın asit bileşimli şekilde düşmesi. Yakılan kömür, petrol gibi fosil yakıtlardan havaya kükürt dioksit ve azot oksitler salınmaktadır. Bunların havadaki su ile birleşmesi sonucu oluşan yağmurun asitliği artar. Başka bir anlatımla, yağmur, kar, çığ şeklindeki yağış suyunun pH’ı 5,6’nın altındadır. Havadaki kükürt dioksit miktarı bir m3’te 0,2 ppm’e ulaştığı sırada oluşan asit yağışlar bitkiler için zararlıdır. Asit yağışlar ile, toprakta hidrojen iyonunun artması sonucu bakteri faaliyetleri azalmakta, alüminyum ve kurşun gibi ağır metaller serbest hâle geçerek suyun kirlenmesine neden olmaktadır. Göl sularında alüminyumun yükselmesi akuatik flora ve faunanın ölmesine yol açmaktadır.



