logo
hamburger-icon
logologologo

Onarıcı Tarım Alet Çantası - T

Tatlı su ekosistemleri

(Freshwater ecosystems)

Suları yenilenen akuatik ekosistemlerdir. Başlıca iki gruba ayrılır: 1) Durgun su ekosistemleri: göl, gölet, havuz, bataklık. 2) Akarsu ekosistemleri: kaynak ve pınarlar, artezyenler, dere ve ırmaklar.

Tav

(Tilth)

Toprağın toprak işleme ve tohum yatağı hazırlamaya en uygun olan fiziksel koşulları olup, bu koşullarda ekim, çimlenme ve kök gelişmesi de kolay ve uygundur.

Tava sulaması

(Border irrigation)

Arazinin tavalara ayrıldığı ve suyun her tavanın üst başındaki tarla hendeğinden verildiği tarla sulaması. İngilizcede bu yönteme, "border strip irrigation, strip check irrigation, ribbon check irrigation, gravity check irrigation" de denilmektedir. Strip check ve ribbon check terimleri tarlaların biçimini gösteren sözcüklerdir. Gravity check sözcüğü eğimli tavaları düz, dik açılı veya düzeç eğrileri boyunca yer alan tavalardan ayırmak için kullanılır. Bu yöntem Avustralya'da "border checks irrigation" veya "borditch irrigation" olarak tanınır.

Taşkın ovası

(Flood plain)

Akarsuların taşkın yaptığı ova veya büyük taşkınlar sonucu oluşmuş düzlük alan. Taşkın ovası, sellerin taşıdığı malzemenin biriktiği ve akarsuların genellikle menderesler yaptığı geniş düzlüklerdir. Taşkın ovasında sel sırasında akarsular sık sık yatak değiştirir. Bu nedenle ova yüzeyinde kopuk, terk edilmiş yataklara rastlanır. Yeraltı suyunun yüksek olması nedeniyle yerel çukurluklarda bataklıklar görülür.

Tehdit altındaki tür

(Threatened species)

Bulundukları yaban ortamlarından yok olma tehdidi altındaki türler olup, Dünya Tabiatını Koruma Birliği 12,259 türün yok olma tehdidi altında olduğu tahmin etmektedir. Yok olma tehdidi yüksek türler (kırılgan türler), çok yüksek türler (tehdit altındaki türler) ve aşırı yüksek türler (kritik derecede tehdit altındaki türler) olarak sınıflandırılırlar.

Teras

(Terrace)

Eğimli arazilerde yüzeysel akışların hızını kesip toprak kayıplarını izin verilebilir sınırın altına indirmek ve suyu korumak amacıyla düzeç eğrilerine paralel veya çok az eğimli olarak yerleştirilen bir seri toprak sekiler veya toprak seki-kanal kombinasyonları. Teras sisteminin iki temel amacı vardır. Teraslar, eğimli arazilerde toprağın nemini ve verimliliğini artırarak daha fazla tarımsal ürün elde etmek veya orman kurmak için inşa edilirler. Yamaç arazide, toprağı ve suyu yerinde tutarak, erozyonu ve seli de önlerler.

Teras aralığı

(Terrace spacing)

Birbirini takip eden teras kanalları arasındaki düşey aralık, mesafe

Teraslama

(Terracing)

  1. Şiddetli yüzeysel akışla toprak kaybına meydan vermeden meyilli sahayı kullanmak için dalgalı arazinin meyline karşı dik olarak teraslar inşası suretiyle uygulanan bir erozyon kontrol yöntemi. Teraslar yüzeysel akışın büyük kısmını tutar, toprağa geçmesini sağlar veya bu suları emniyetli tahliye (boşaltma) kanallarına/yollarına iletir. Amaca göre başlıca teras tipleri arasında: yamaç teraslar, cep teraslar, fidan dikim terasları, rotasyonlu teraslar yer almaktadır. Ayrıca yapım şekillerine göre geniş tabanlı ve dar tabanlı teraslar, düz teras, eğimli teras, kanallı teras, akıtıcı teras gibi teras şekilleri uygulanmaktadır.

Tohum (GDO)

(GM Seeds)

Genetik yapıları insan müdahalesi yoluyla değiştirilmiş tohumlardır. Farklı bir türden genler, yavrunun istenen özelliklere sahip olması amaçlanarak bir bitkiye eklenir. Organik tarımda genetiği değiştirilmiş tohumlara izin verilmez.

Tohum (hibrit)

(hybrid seeds)

Genellikle iki farklı tür veya çeşidin polenleri insan müdahalesiyle çaprazlanmasıyla oluşurlar. Hibridizasyon, rastgele çaprazlamalar yoluyla doğal olarak da meydana gelebilir, ancak genellikle F1 olarak etiketlenen ticari olarak temin edilebilen hibrit tohum, istenen bir özelliği üretmek için kasıtlı olarak yaratılır. Hibritleştirilmiş bir bitki melezinin ilk nesli, 'melez azmanlığı' adı verilen bir fenomen nedeniyle ebeveyn çeşitlerden daha iyi gelişme ve daha yüksek verim üretme eğilimindedir. Ancak F1 bitkilerinden üretilecek herhangi bir tohum genetik açıdan stabil değildir ve gelecek yıllarda kullanılmak üzere saklanamaz. Buna ek olarak, bitkiler sadece aynı tip olmayacak, aynı zamanda çok daha az kuvvetli olacaklar. Hibrit bitki çeşitlerini kullanan bahçıvanlar her yıl yeni tohum almak zorundadır. Hibrit tohumlar, tohumu uzun yıllar boyunca büyüterek, seçerek ve saklayarak, açık tozlaşan çeşitler haline gelerek stabilize edilebilir.

Tohumlama

(Seeding)

  1. Bitkilerden tohumların dökülmesi, saçılması, ekimi. 2) Tohum ekme işi.

Toparlanma süresi (etkili)

(Recovery period (effective))

Ağır otlatılan bir bitkinin yeni yapraklar ve gövdeler ürettiği, ve enerji rezervlerini tazelediği dönem. Etkili toparlanma, yalnızca aktif büyüme koşulları altında gerçekleşebilir.

Topluluk dinamikleri

(Community dynamics)

Değişen hava koşulları veya diğer çevresel koşullar veya türler arasındaki rekabet, bir türün refahını arttırabilir ve diğerlerinin refahını azaltabilir. Topluluklar her aşamada dinamik kaldıkları için, onların hiç bitmeyen gelişim sürecini topluluk dinamikleri olarak adlandırıyoruz. Toprak çıplak kaldığında topluluk genellikle daha az karmaşıktır. Çıplak toprak, canlı bitkiler veya ölü bitki materyali ile kaplandığında, biyolojik çeşitlilik ve topluluk karmaşıklığı artar. Bir topluluk gelişiminin ilk aşamalarında daha az kararlı ve daha az dayanıklı olabilir. İstenmeyen tek bir bitki, böcek veya küçük hayvan türünün popülasyonları yüksek sayılara çıkabilir. Topluluklar ne kadar çeşitlenirse istenmeyen türlerin popülasyonlarındaki dalgalanmaları o kadar az olur ve topluluklar daha istikrarlı olma eğilimine girer. Biyolojik bir topluluğun sağlığını ölçmenin bir yolu, türlerinin çeşitliliğine, bu türlerin popülasyonlarındaki sayılara ve bu popülasyonlardaki yaş yapısına bakmaktır.

Toprak besin ağı

(Soil food web)

Dünyadaki yaşamı mümkün kılan yerin altındaki karmaşık ekolojik sistem. Enerji ve besinler, bir grup diğerinden beslendikçe iletilir. Besin ağının en alt seviyesinde, en nihayetinde bitkilerden gelen organik maddenin çürümesi vardır. Bazı organizmalar için kökler beslenme kaynağıdır. Bu organik maddeden beslenenler; bakteriler, mantarlar, köklerden beslenen nematodlar (mikroskobik yuvarlak solucanlar) ve diğer organizmalardır. Onlardan beslenenler, protozoa (amip gibi tek hücreli organizmalar), nematod ve eklem bacaklıların (haşere ve akarlar gibi eklemli bacakları olan ”böcekler”) bazı türleri gibi birinci seviye avcılardır. Onların üstünde de daha yüksek seviyelerdeki avcılar vardır.

Toprak betonlaşması

(Soil compaction)

Dışarıdan veya içeriden uygulanan baskılar (yükler) sonucu toprağın hacim yoğunluğunun artması (sıkışma), toprak boşluklarının azalması. Örneğin ağır makinelerin kullanılması veya uygun olmayan toprak işleme uygulamaları, hayvan sürülerinin aynı yerden sürekli geçmeleri alt toprağın sıkışmasına ve su ve besinlerin hareketini engelleyen geçirimsiz tabakaların oluşmasına neden olabilir.

Toprak bünyesi (toprak tekstürü)

(Soil texture)

Bir topraktaki çeşitli toprak fraksiyonlarının (kum, mil, kil) nispi miktarları. Topraklar bünye bakımından üç sınıfa ayrılır: Kumlu toprak (kum miktarı fazla olan toprak), killi toprak (kil miktarı fazla olan toprak), balçık (kum, kil ve mil miktarları yaklaşık eşit olan). Tekstür sınıflandırmasında "Uluslararası Toprak Sınıflandırma Üçgeni" baz alınır.

Toprak işleme (sürüm)

(Soil cultivation (tillage))

Bitkilerin gelişmesi için uygun toprak şartları elde etmek, yabani ot kontrolü, sızma (infiltrasyon) kapasitesinin ve havalanmanın muhafazası için toprağın mekanik olarak işlenmesi.

Toprak işlemesiz tarım

(No-till)

Bitkilerin ekim ve yetiştirme aşamalarında herhangi bir şekilde toprağın işlenmediği tarım yöntemi.

Toprak karbonu

(Soil carbon)

Organik ve mineral toprakta belli derinliğe kadar bulunan organik karbon. Çapı 2 mm'nin altında (bazı ülkelerde bu değer farklıdır) olup toprak organik maddesinden ayırt edilmesi mümkün olmayan ince kökler toprak karbonu hesaplarına dahil edilmez.

Toprak kirlenmesi

(Soil pollution)

Endüstrinin organik ve/veya inorganik atıkları ve deterjanlar gibi evsel atıklarla toprakların kimyasallarla bulaşmasıyla toprakta toksik elementlerin birikimi.

Toprak mikrobiyolojisi

(Soil microbiology)

Toprakta yaşayan mikroorganizmalar ve bunların bitki ve hayvan gelişmelerini içine alan tarım ile ilişkileri konusunu işleyen bir toprak ilmi alt uzmanlık dalı.

Toprak muhafaza (koruma)

(Soil conservation)

Toprakların aşınmasını önlemek, verimliliğini sürekli kılmak amaçlarıyla alınan tedbirler. Bu tedbirler yapısal ve agronomik tedbirler olarak ikiye ayrılır. Yapısal tedbirler suyun yüzeysel akışını düzenlemeye ve toprağın aşındırmasını önlemeye yönelik tedbirlerdir (yamaçlarda teraslar, oyuntularda sekiler yapılması gibi). Agronomik önlemler ise bitki örtüsü ile toprak yüzeyinin kapatılmasına yönelik önlemler olup, nadassız tarım, şerit tarımı, ürün rotasyonu, malçlama, ağaç sıraları arasında tarım yapılması gibi uygulamaları içerir.

Toprak organik maddesi

(Soil organic matter)

Toprağın, değişik ayrışma durumlarındaki bitkisel ve hayvansal artıkları, toprak organizmalarının hücre ve dokuları ve toprak popülasyonu tarafından sentezlenen maddeleri içeren organik fraksiyonu. Genellikle 2 mm'lik elekten geçirilmiş olan bir toprak örneğinin içerdiği organik materyalin miktarı olarak tayin edilir. Toprak organik maddesi, yaşayan organizmalar, taze artıklar ve iyi çürümüş artıklar olarak üç kısımdan oluşur. Taze artıkların çürümesi bitkilerin ihtiyaç duyduğu besin maddelerinin serbest kalmasını sağlar. Humus olarak da tanımlanan iyi çürümüş maddeler de besin maddelerini depolarlar ve bitkilerin faydalanması için yavaş şekilde serbest bırakırlar.

Toprak tuzluluğu

(Soil salinity)

Bir topraktaki, yüzde ppm veya diğer uygun oranlarla ifade edilen çözünebilir tuzların miktarı.

Toprak verimliliği

(Soil fertility)

Bir toprağın bitki gelişmesi için gerekli bitki besin elementlerinin miktar ve yarayışlılık düzeyi.

Toprak yorgunluğu

(Soil exhaustion)

Polikültür sistemlerinin ve uygun toprak işleme (mekanizasyon) yöntemlerinin uygulanmaması, aşırı gübre kullanımıyla antagonist etkileşimin ortaya çıkması, aşırı pestisit kullanımıyla pestisit kirliliğinin gündeme gelmesi gibi yanlış toprak yönetiminin neden olduğu toprak özelliklerinin bozulması, yozlaşıp çoraklaşması durumu toprak yorgunluğu terimi ile ifade edilir.

© 2023 Lay’s Ortak Hareket, Yeniden Bereket Projesi
instagram-logofacebook-logoyoutube-logo