logo
hamburger-icon
logologologo

Onarıcı Tarım Alet Çantası - Y

Yaban hayatı

(Wildlife)

Geleneksel tanımda yaban hayatı sadece evcil olmayan hayvanlar için kullanılmak beraber, gerçek tanım, yaban ortamında büyüyen veya yaşayan, o sahaya insanlar tarafından getirilmemiş tüm hayvan, bitki, mantar ve diğer organizmaları kapsar. Yaban hayatı, tüm ekosistemlerde bulunmakta olup, çöller, ormanlar, ovalar, otluk alanlar ve kentsel sahalar dahil diğer alanlar, hepsi bir şekilde bazı yaban hayatı formlarını barındırır.

Yarayışlı su

(Available water)

Bir topraktaki suyun bitki kökleri tarafından kolayca absorbe edilebilen bölümü.

Yağmur hendeği

(Swale)

Çevresindeki araziden daha alçakta uzanan uzun ve dar bir arazi parçası. Permakültürde, pasif sulama için peyzajdaki suyu tutan ve akış hızını yavaşlatan bir tekniktir.

Yağmur suyu hasadı

(Rainwater harvesting)

Yağmur suyunun yüzeysel akışla gidip kaybolması yerine, sahada kullanmak ve yararlanmak üzere toplanması ve depolanmasıdır. Bu kullanımlar, bahçe sulaması, hayvanlara su verilmesi, evlerde kullanım suyu ve ev ısıtması amaçlı kullanımları kapar. Hasat edilen su ayrıca sulama ve içme amaçlı da kullanılabilir.

Yağmurlama sulama

(Sprinkler irrigation)

Tarlalara sabit ya da taşınabilir olarak belli kurallara göre kurulan boru sistemi ile verilen suyun belli bir basınç altında, yağmurlama başlıklarından püskürtülmesi suretiyle yapılan sulama.

Yağış rejimi

(Precipitation regime)

Bir yerde yağışın bir yıllık dağılışı.

Yeniden yabanıllaştırma

(Re-wilding)

Doğal süreçlerin bir araziyi şekillendirmesinin, zarar görmüş ekosistemleri onarmasının ve bozunuma uğramış toprakları eski haline getirmesinin mümkün kılınması.

Yenilenebilir enerji

(Renewable energy)

Kendilerini yenileme kabiliyetine sahip doğal kaynaklardan elde edilen ve bu suretle insanlar tarafından sürdürülebilir enerji tüketimini mümkün kılan enerji çeşitleri (güneş, rüzgar, jeotermal, gibi enerjiler).

Yenilenebilir enerji kaynakları

(Renewable energy sources)

Güneş, rüzgar, su, biyokütle, gelgit enerjileri gibi yenilenebilir ve kullanmakla tükenmeyen enerji kaynakları.

Yerel tür (yerli tür)

(Native species (indigenous species))

Belli bir alanda, halen veya geçmişte, doğal yayılış gösteren ve insanların doğrudan veya dolaylı müdahalesi olmadan yayılış gösterebilecek tür, alt tür veya daha alt takson.

Yeşil devrim

(Green revolution)

1960'lı yıllardan itibaren başta Güneydoğu Asya ülkelerinde bazı tahıl türlerinde (buğday, arpa, çeltik) yüksek verim alınması amacıyla yapılan ıslah çalışmaları ve melez tohum, yapay gübre ve pestisit gibi girdilerin kullanımının ortaya çıkardığı üretim artışı.

Yeşil gübre

(Green manure)

Toprağın organik madde içeriğini artırma, strüktürünü ıslah etme ve erozyona duyarlılığını azaltma amaçları ile yeşil iken ve genellikle çiçeklenme döneminde sürülerek toprağa karıştırılan bitkilerin oluşturduğu gübre.

Yüzey erozyonu

(Surface erosion)

Eğimli bir arazi üzerinde toprak parçacıklarının yağmur suları etkisi ile yerlerinden oynatılıp, eğim yönünde aşağı doğru taşınması olayıdır. Yüzey erozyonunda arazi yüzeyi ne kadar düz olursa olsun, yüzeysel akışa geçen sular bazı sığ oluklar meydana getirebilir. Bu çeşit erozyon, arazi yüzeyinin tamamına yayılmış olduğundan ve çoğu zaman suda süspanse olarak veya eriyik halinde taşınan toprak açık bir şekilde gözle görülmediğinden ve arazi yüzeyindeki değişim de kısa sürede olmadığından, erozyon tahribatı hemen fark edilememektedir.

Yıllık bitki (Tek)

(Annual crop)

Yaşamını bir yıl içinde tamamlayan bitki.

© 2023 Lay’s Ortak Hareket, Yeniden Bereket Projesi
instagram-logofacebook-logoyoutube-logo