Olgun toprak
(Mature soil)
Doğal toprak oluşturucu süreçler ile oluşmuş bulunan, iyi gelişmiş toprak horizonlarına sahip olan ve esas itibariyle mevcut çevre koşulları ile denge durumunda bulunan topraktır.
Onarıcı (Rejeneratif)
(Regenerative)
Yeniden büyüyen bir şeyle, özellikle bir yerin veya sistemin iyileştirilmesi, daha aktif veya başarılı hale getirilmesi ile ilgilidir.
Onarıcı Tarım
(Regenerative Agriculture)
İnsan için gıda üretirken ekosistemleri, toprak ve su varlıklarını, her türlü canlı çeşitliliğini korumanın ötesinde iyileştiren her türlü teknik, yöntem, uygulama ve araştırmayı kapsayan geniş bir yelpaze. Aynı zamanda bir “paradigma değişimi”: İnsanın insan-dışı doğayla ve diğer insanlarla kurduğu ilişkiyi gözden geçiren, sürecin tohumdan sofraya bütün aşamalarına radikal boyutta yenilikler getiren, tarımın binlerce yıllık mirasına uygun bir şekilde yenilik, dönüşüm ve bilgi paylaşımını merkeze alan bir anlayış.
Organik madde
(Organic matter)
Çeşitli derecede ayrışmış toprakta bitki ve hayvan kalıntıları.
Organik tarım (organik bitkisel üretim)
(Organic agriculture, Eco-agriculture)
İnsan gıdası, hayvan yemi, bitki besleme ve çoğaltım materyali elde edilmesi, hammaddesini tarımdan alan sanayilere organik hammadde temini, tıbbi ve bilimsel amaçlarla her aşaması bu ilgili yönetmeliğe göre üretilen, yetkilendirilmiş kuruluş tarafından kontrol edilen ve sertifikalandırılan üretim faaliyeti. Tarımsal üretim esnasında çevreye zarar vermemek ve ürünün insan sağlığını koruması temel ilkeleri arasındadır. Organik tarımda, sentetik kimyasal gübrelerin, ilaçların ve hormonların kullanımı yasaklanmıştır. Toprak verimliliği, hastalık ve zararlılardan korunmada uygun çeşit seçimi, ürün rotasyonu, bitki atıklarının değerlendirilmesi, yeşil gübreleme, organik atıkların değerlendirilmesi, hayvan gübresi kullanımı ve biyolojik kontrol konularında uygun ve çevreye duyarlı yöntemlerin uygulanması esas alınır.
Organizma
(Organism)
Kendi başına ayrı bir bütün meydana getiren canlı varlık.



